 |
Diğer Sanayii Kuruluşları Hakkında Haberler
 |
Panasonic CO2 salınımını azaltan yeni katalizör ile çevreci bir inovasyona daha imza atıyor! Panasonic yeni geliştirdiği alkali metal bileşiği ile dizel motorların egzoz gazı işleme sürecinde maliyet ve enerjiden tasarruf sağlıyor.
Panasonic, dizel motorların saldığı egzoz gazındaki parçacık maddeyi[1] alkali metal bileşiği kullanarak ayrıştıran ve arıtan yeni bir katalizör geliştirdiğini ve numunelerin sevkıyatına başladığını duyurdu. Dizel motorların salınımlarına ilişkin düzenlemeler özellikle Japonya, ABD ve Avrupa’da giderek daha da bağlayıcı hale gelirken Panasonic’in dizel motorlu taşıtlar için düşük maliyetli ve enerji tasarruflu bir çözüm sunan bu yeni katalizörü pek çok olumlu beklentiyi de beraberinde getiriyor.
Panasonic şirketinin alt kuruluşu olan Panasonic Ecology Systems Co., Ltd. (Panasonic Ekoloji Sistemleri Ltd.) tarafından geliştirilen alkali bazlı katalizör, parçacık maddenin oksitlenmesini hızlandırıyor ve maddeyi platin kullanımına gerek kalmadan doğrudan ayrıştırıyor. Konvansiyonel platin bazlı katalizörlerinkine denk yanma performansını daha düşük bir ısıda sergileyen [2] yeni katalizör, platin bazlı katalizörün gerektirdiği ısıda kullanıldığında yanma hızını artırmasıyla da dikkat çekiyor. Panasonic’in bu inovasyonu sayesinde enerji tasarrufu artarken CO2 salınımı ve toplam maliyet düşüyor. |
31-07-2010 |
| | | |
|
 |
“Aşırı değerlenen TL yerli üretimi vuruyor”Son dönemde Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesiyle gündeme gelen kur tartışmalarına plastikçiler de katıldı. Aşırı değerli olarak seyreden Türk Lirası, plastik sektörünün özellikle kriz nedeniyle iyice yavaşlayan Avrupa’ya yönelik ihracatına darbe vuruyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Başkanı Selçuk Aksoy, Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesinin yerli üreticileri sıkıntıya düşürdüğünü ve ithalatı yaygınlaştırdığını belirtti.
Selçuk Aksoy, mevcut kur sistemi yüzünden yerli üreticilerin ithalat maliyetleri giderek azalan ithal mamullerle yurt içinde bile rekabet edemez hale geldiklerini söyledi. Aksoy açıklamalarına; “İthalatı ucuzlatan ve ihracatı pahalılaştıran bu durum yerli üretimi giderek bitiriyor. İthalatı teşvik etmeyen, ihracatçıyı destekleyen ılımlı döviz kuru politikası uygulanmalı.” şeklinde devam etti.
PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, kur sisteminin ithalat ağırlıklı girdiler dolayısıyla sanayiciler için ilk bakışta avantaj olarak göründüğünü ancak aslında ciddi kayıplara yol açtığını vurguladı. Aksoy, Amerikan doları endeksli maliyetleri olan plastikçilerin özellikle Euro/Dolar ve Pound/Dolar çapraz kurlarındaki paritelerin doların değerlenmesine bağlı gelişmesinden dolayı Avrupa’daki Euro ve Pound bölgelerinde kur farkı nedeniyle son zamanlarda yaklaşık yüzde 13’e ulaşan kayıplarının olduğunu aktardı. Aksoy, Euro/Dolar ve Pound/Dolar paritelerindeki düşüşlerin ABD doları bazında maliyet ve fiyatlandırma yapan sanayicilerin maliyetlerini otomatik olarak artırdığını söyledi. |
27-07-2010 |
| | | |
 |
Kağıt: Gerçekten sürdürülebilir bir yenilik Kağıt ve doğaya bıraktığı emisyonlar hakkında pek çok yanlış anlama mevcut. Aslında kağıt sektörü, gerçekten sürdürülebilirliği yakalayabilecek birkaç sektörden biri ve biyo tabanlı yeni sanayi devriminin kalbinde yer alıyor.
Orman ürünleri endüstrisi, büyük bir dönüşüm sürecinin tam ortasında bulunuyor. Dijital medya devrimi ve gelişmekte olan pazarlardaki talep artışı gibi belli başlı yapısal değişiklikler, geleneksel inançları ve beklentileri sarstı.
Dönüşümün kapsamını iyice anlamak için, resmin tamamını görmemiz gerekiyor.
Biyo tabanlı altıncı sanayi devriminin ortasında yaşıyoruz. Bunun anlamı şu; insanların davranışlarına yeni disiplin ve güdüler yön veriyor. Günümüzde insanlar, satın alma kararlarını tamamen yeni zeminlere dayandırıyorlar. Kilit kelime, sürdürülebilirlik; ama daha geniş anlamda bir sürdürülebilirlik.
Sürdürülebilir biyoekonomi, insanların yenilenebilir enerjiyi, yenilenebilir hammaddeleri ve geri dönüştürülebilir ürünleri tercih ettikleri anlamına geliyor. Üretim sektörü için anlamı ise endüstriyel ekolojiye, başka bir deyişle çevre, ekonomi ve teknolojinin sürdürülebilir kombinasyonlarına talep olması. |
23-07-2010 |
| | | |
|
 |